Kıtlık, artan nüfus gibi sorunlara yeni bir çözüm bulunuyor. İki kişi belirli testlerin ardından uyumlu bulunursa birleştiriliyor. Anne Laurie’de Alzeimer var ve yirmilerinin başındaki Amelia annesini kurtarmak için bu birleştirme programına katılıyor. Tek beden iki zihin. Ancak aile temelde birleşme karşıtı ve Amerlia’nın aniden değişen fikri sorular yaratıyor. Üstelik ailenin babasının da bir birleşme karşıtı eylemde ezilerek öldürülmesi tüm süreci iyice karıştırıyor… Geçmiş deşiliyor, program tanıtılıyor ve kararlar veriliyor…
The Merge, bilim kurgu türü ile gerilimin muhteşem bir birleşimi. Kitabın yarısından sonra sürekli yüreğimde bir korku ile ilerledim. Yaratıcı, etkileyici ve sürükleyici bir roman. Kesinlikle okumaya değer. Cesur Yeni Dünya ile 1984 karışımı ama biraz daha kadın edebiyatı notaları taşıyor.
Karakterlerin derin düşünceleri, merakları ve şüpheleri zaman zaman aşırı gelse de kitabın yarısından sonra ortaya çıkan gerilim ve merak bir çırpıda sayfaları bitirmeye itiyor okuru.
Benim aklımda soru işareti bırakan çok nokta oldu ama asıl soru şu: Bu projeye bu kadar kaynak ayırarak sorunu yaratmış olmuyorlar mı? Hedef ile süreç bağdaşmıyor. Bunu göz ardı edip romana “inanarak” okuduğunuzda yaratıcı bir roman okuyorsunuz. Ama elbette kitabın anlatmaya çalıştığı da bu projenin bariz değil alt amacı.
Gerilim unsuru bal gibi tatlı gelmese daha ortalama bir roman olduğunu söylerdim.
















