Anne Bishop fantastik serisiThe Others serisi ile tanınmış Amerikalı bir yazar. Isle of Wyrd ise yine aynı temaya dayandırdığı yeni serisi: Sadece Arcana halkına ait olan ve insanların ancak ziyaretçi olarak gelip gidebildiği bir bölge burası. Adada çeşit çeşit tuhaflıklar dönüyor.
Romanda birkaç farklı anlatıcı mevcut ama asıl odak noktamız ana karakterimiz Dedektif Beth Fahey. Yirmi iki yaşında, polis departmanının Arcana ile ilgilenen birimine yeni katılmış gencecik bir kadın. Olaylar da tam olarak onun Destiny Park’a bir “hayalet silah” vakasını soruşturmak üzere gönderilmesiyle başlıyor. (Tam klasik şehir fantezisi anlayacağınız!)
Beth, Arcana’nın insafsız yasaları ve nedeni belirsiz çekimi arasında kalmış bir halde yolunu bulmaya çalışırken, ünlü bir kadın yazarın istismarcı ve güçlü nişanlısından kaçma çabaları da dâhil olmak üzere görünüşte imkânsız olan pek çok vaka bir noktada birbiriyle kesişiyor. Nehrin iki yakasındaki insanlar ve Arcana arasındaki gerilim tırmanırken, Beth soruşturması boyunca kendi geçmişindeki sırlarla da yüzleşmek zorunda kalıyor.
“Kelimelerin gücü vardır. Niyet önemlidir.”
Çoğu insan Destiny Park’a sadece eğlenmek, fal baktırmak, şık restoranlarda yemek yemek veya bu doğaüstü varlıkları kısacık bir an olsun görebilmek için geliyor. Ancak bazıları kaderlerini değiştirmek adına Arcana ile karanlık anlaşmalar yapma peşinde. Ya da gizlice girip gizemlerini öğrenmek…
Turns of Fate benim okumayı sevdiğim şehir fantezisi türünde bir roman ve güzel yazılmış olmasının yanı sıra ana karakterin şipşak birine âşık olmaması bu seriyi gözümde kıymetli kılıyor. Öyle bayıyorum ki hemen birine âşık olduklarında…
Olayların anlatılma biçimi bir yılı kapsarken çeşitli bakış açıları hiçbir açık kapı kalmamasını sağlıyor. Olağanüstü varlıkların sırlarını keşfederken ise sayfalar akıp gidiyor.
Bishop dünya kurma ve bunu anlatma konusunda, o dünyayı karşı tarafa geçirme konusunda epey hünerli bir yazar ancak gösterilen tehlikeyle anlatılan tehlike arasında hep bir fark var ve bu kitabın büyüsünü bir tık kırıyor. Ancak Kader Tanrıçalarını bilirsiniz, kimi anlatılarda ne edersen 3 misli sana döner kuralı vardır ve alttan alta bu mesaj kitap boyunca veriliyor ve okur, Ah, bu yüzden! diyebiliyor.
Keyifli, merak ettiren, akıcı ve okuru içine çeken bir roman. Devamını heyecanla bekliyorum.














